• BÜLTEN
  • KATILIMCILAR

05 : Güncel Sanat

Lütfen tam ekran izleyin.

Bağlam

Kasım ayı bağlamı bir hayli muallâk bir kavram. Muallâklığı güncel sanat dediğimiz şeyin an itibariyle durmaksızın değişmekte olmasından kaynaklanıyor. Hakikaten son on yıldır özellikle bizim memlekette alışık olmadığımız denli bir güncel sanat patlaması yaşanıyor, kavramsal sanat, performans, yerleştirme gibi kelimeler gündelik hayatımıza bilfiil giriş yaptı. İşin güzel tarafı, o senelerce “yapay” diye tü kaka denen sanatsal altkültür filizlerinin bir nihayete ulaştığını görüyorum. Doğrusu altkültür mecrasını ararken, toplumumuzun namüsait konumundan dolayı, kendine nasıl olduysa sokak ya da terkedilmiş binalarda değil de, internette yer buldu.

Aslında bu durumun da bence hazin bir yönü var, bir araya gelmek için evvelinde ortak olarak etkilendiğimiz ve benzer şekilde tepkilendiğimiz kimi durumların olması lazım değil mi? Ve bu pek çok noktasında aynı fikirde olduğumuz hikâyenin sokaklar caddeler gibi gerçek çevrelere ihtiyaç duymaksızın ortak bir bilinç temeli yaratmış olması gerekmez miydi?

Evet belki dizini kırıp köşesinde oturan bir nesil değiliz, lâkin yetişirken bize verilen temel fikir toplumun çıkarları üzerinden kendimizi yaratmamızdı. Beynimize verildikten hemen sonra uyanıp yüz yüze geldiğimiz sorular ise tam bunun karşıtıydı. Kıçımızı yırtarak bir çok sonuca ulaşabilmiş olsak da o eskiden kalma öğretilerin gölgesi, kemiklerimizi güçlendirecek, bize hayat verecek ışıkla tam manâsıyla kavuşmamızı hep engelleyecek.

Yine de “köklerine” ait olmayan bir şeyi yapmaya çalıştığı için kurtulmayı bir türlü beceremediği kompleksleri sebebiyle içindeki yaratıcılığı, potansiyeli tam anlamıyla ortaya koymakta ciddi zorluklar çekmiş bir neslin ardından, şimdi meydanda neredeyse bahsi geçen komplekslere mahal vermez derecede asimile olmuş, batı kültürünü pür bir şekilde alarak yetişmiş bir gençlik var. “İmkân verilse yaparız” mentalitesinden ziyade, her türlü sıkıntıya rağmen kendi imkânlarını yaratabileceğine inanan birçok sanatçı görüyorum çevremde. Alt-metinler ile bulanan, almamız gereken bilgiyi, mesajı, çıkarmamız gereken dersi ve hatta hissetmemiz gerekenleri bize eserin dışından sunan güncel sanat eserlerinin, bu farkındalıklar sayesinde şapşallıktan kurtulup daha sürpriz anlayışlar, bakış açıları ya da duruşlar yaratabilen üretimlere dönüşebileceğini düşünüyorum bu yüzden.

Her zamanki gibi yazacak çok şey var, ama bağlamı duyurmak amacıyla başladığım bu yazıyı daha fazla uzatmak, sizleri kendi fikirlerimle yormak istemiyorum. “Aha” işte; bu ayki meselemiz; güncel sanat.