Archive for the ‘2007’ Category
06 : Pornografİ
Lütfen tam ekran izleyin.
Bağlam
Aralık ayının bağlamı pornografi. Kısaca porno işte. Bilinen tarihte 7000 yıldan fazla bir geçmişi olan porno kavramı geçtiğimiz yüzyılda basılı yayımcılığın gelişmesi ile çok daha fazla insana ulaşır oldu. Aslında mutaassıp kesimlerin baskısı sonucu sansüre ve yasal engellemelere maruz kalan sayısız şeyin yanında, polis, asker, doktor, rahibe gibi her türlü kamu görevlisinin en “edepsiz” durumlarda sergilendiği ve hatta “snuff” adı verilen janrada oyuncuların sekse kurban gittiği uç noktada film örnekleri bulunan bu türün günümüz dünyasında hatırı sayılır büyüklükte bir sektör olmaya nasıl devam ettiğini merak ediyorum. Porno kalksın demek istediğimi sanmayın ki; kendisi zaten ayaktadır.
Lafı uzatıp kafa şişirmek yerine kendi bakış açımı, “bir emniyet sübabı olarak pornografi” şeklinde açıklayıp bitiriyorum. Son teslim tarihi 15 Aralık. Buyrun.
05 : Güncel Sanat
Lütfen tam ekran izleyin.
Bağlam
Kasım ayı bağlamı bir hayli muallâk bir kavram. Muallâklığı güncel sanat dediğimiz şeyin an itibariyle durmaksızın değişmekte olmasından kaynaklanıyor. Hakikaten son on yıldır özellikle bizim memlekette alışık olmadığımız denli bir güncel sanat patlaması yaşanıyor, kavramsal sanat, performans, yerleştirme gibi kelimeler gündelik hayatımıza bilfiil giriş yaptı. İşin güzel tarafı, o senelerce “yapay” diye tü kaka denen sanatsal altkültür filizlerinin bir nihayete ulaştığını görüyorum. Doğrusu altkültür mecrasını ararken, toplumumuzun namüsait konumundan dolayı, kendine nasıl olduysa sokak ya da terkedilmiş binalarda değil de, internette yer buldu.
Aslında bu durumun da bence hazin bir yönü var, bir araya gelmek için evvelinde ortak olarak etkilendiğimiz ve benzer şekilde tepkilendiğimiz kimi durumların olması lazım değil mi? Ve bu pek çok noktasında aynı fikirde olduğumuz hikâyenin sokaklar caddeler gibi gerçek çevrelere ihtiyaç duymaksızın ortak bir bilinç temeli yaratmış olması gerekmez miydi?
Evet belki dizini kırıp köşesinde oturan bir nesil değiliz, lâkin yetişirken bize verilen temel fikir toplumun çıkarları üzerinden kendimizi yaratmamızdı. Beynimize verildikten hemen sonra uyanıp yüz yüze geldiğimiz sorular ise tam bunun karşıtıydı. Kıçımızı yırtarak bir çok sonuca ulaşabilmiş olsak da o eskiden kalma öğretilerin gölgesi, kemiklerimizi güçlendirecek, bize hayat verecek ışıkla tam manâsıyla kavuşmamızı hep engelleyecek.
Yine de “köklerine” ait olmayan bir şeyi yapmaya çalıştığı için kurtulmayı bir türlü beceremediği kompleksleri sebebiyle içindeki yaratıcılığı, potansiyeli tam anlamıyla ortaya koymakta ciddi zorluklar çekmiş bir neslin ardından, şimdi meydanda neredeyse bahsi geçen komplekslere mahal vermez derecede asimile olmuş, batı kültürünü pür bir şekilde alarak yetişmiş bir gençlik var. “İmkân verilse yaparız” mentalitesinden ziyade, her türlü sıkıntıya rağmen kendi imkânlarını yaratabileceğine inanan birçok sanatçı görüyorum çevremde. Alt-metinler ile bulanan, almamız gereken bilgiyi, mesajı, çıkarmamız gereken dersi ve hatta hissetmemiz gerekenleri bize eserin dışından sunan güncel sanat eserlerinin, bu farkındalıklar sayesinde şapşallıktan kurtulup daha sürpriz anlayışlar, bakış açıları ya da duruşlar yaratabilen üretimlere dönüşebileceğini düşünüyorum bu yüzden.
Her zamanki gibi yazacak çok şey var, ama bağlamı duyurmak amacıyla başladığım bu yazıyı daha fazla uzatmak, sizleri kendi fikirlerimle yormak istemiyorum. “Aha” işte; bu ayki meselemiz; güncel sanat.
04 : Arkadaş
Lütfen tam ekran izleyin.
Bağlam
Dördüncü sayı için yoldayız. Bağlam dokunaklı, kimi için de naif görünebilir. Kök-ek bakımından ele aldığımız zaman bir “arka” mız var, onu kollayan bir de arkadaşımız.
Kent reklamı arabeskliğinde de işlenebilecek bir bağlam ancak benim gibi tüm kavramlarla dalga geçerek içini boşaltıp, anlamsız kılmayı becermiş bir nesile aitseniz, öz eleştiri fırsatı da olabilir bazıları için. Hemen üstte yer alan iştirak makinesini kullanarak çalışmalarınızı gönderebilirsiniz. 30 Eylül eserlerinizin Horaley’e ulaşması için son tarih. Değerli katılımlarınızı heyecanla bekliyorum.
03 : Kare
Lütfen tam ekran izleyin.
Bağlam
Ümit veren bir Ağustos sayısının ardından, Horaley’in üçüncü sayısı için hazırlanmaya başlayabiliriz. Eylül ayı bağlamı Kare oldu. Karenin geometri literatüründeki yerinin ötesinde İngilizce’de denk düştüğü anlamları da göz önünde bulundurmakta fayda var. Bu anlamlar nelerdir diye soracak olursanız bir kaç anahtar kelime ile izah edeyim; tavizkâr olmayan, bağnaz, belirli ahlaki, sosyal sınırların ötesini göremeyen, özgürlükten ziyade sınırlama yanlısı olan.
Kadrajınızın kare olması gibi bir mecburiyet yok. Eserlerinizi hemen üstteki iştirâk etme makinasıyla gönderebilirsiniz. Eylül sayısına katılmak için 31 Ağustos’a kadar çalışmanız Horaley’e ulaşmış olmalı.
02 : Diktatör
Lütfen tam ekran izleyin.
Bağlam
Ağustos ayının bağlamı DİKTATÖR. Israrla siyasi konumu üzerinden düşünüleceğinden eminim bu kelimenin. Gelin görün ki; diktatör kelimesi dünyanın geçtiğimiz yüzyılda gördüğü bazı diktatörler sebebiyle içeriği kötü anılan bir sözcük olmuş
Aslında kelimenin kökleri Latin Dili’ne dayanır. Miladın öncesindeki son beşyüz yılda Roma Cumhuriyeti’nde peydah olmuştur. Romalıların yönetim sisteminde önemli kararları veren iki başkan bulunur, bunların arasında mutabakat sağlanmadığı sürece hiçbir karar uygulanmazmış. Fakat bu durum acil karar verilmesi gereken kriz dönemlerinde yönetimi yavaşlatan bir şeye dönüştüğü için, kriz zamanlarında, söylediği harfiyen yerine getirilen bir üçüncü devlet memuruna ihtiyaç duyulmuş. Adına da Dictator denmiş. Konumu itibariyle yetkileri sınırsız olduğundan dolayı, bunu her amaç için kullanabileceğini de tahmin edebilirsiniz elbette.
01 : Serbest
Lütfen tam ekran izleyin.
