13 : Sansür
Lütfen tam ekran izleyin.
Bağlam
Düşünce ve düzen kavramları ortaya çıktığından beri düzenin hep düşünceyle ilgili dertleri oldu. Düşünen insanın da düzenle… Socrates, Thomas More, Uğur Mumcu, Hrant Dink gibi sayısız insan, toplumsal düzen ve ahlaka etki edebilecek düşüncelerinden dolayı öldürüldüler. Papalar, krallar, padişahlar, ağalar, komutanlar, kurumlar, kurullar; yani bir sanrının içinde oluşmuş sistemlerin bekçileri, yasaklar koydular, kitapları ve insanları yaktılar. Olası uyanışları engellemek için ellerinden geleni yapmaya devam edecekler.
Sansür kelimesi, bünyesinde cinayet, faili meçhul, baskı, zorlama gibi birçok kavramı da barındırıyor. Bütün dünyada sansürcü zihniyet hız kesmeden işini yapmaya devam ediyor. Gazeteler, dernekler, partiler kapatılıyor. Yokmuş gibi yapmanın acaba gerçekten anlamı var mı, mevzuları sansür uygulamalarıyla çözmeye çalışanların, kafasını kuma sokmuş devekuşlarından farkı var mı?
Gözetlemeciler tarafından yakalanma korkusuyla sürekli kendini frenleyen küçük insanlar olarak, beynimize kazınan yasakları, dokunulmazları ne kadar yıkarsak o kadar varız, öbür türlü varız ya da yokuz farketmez, etkisizliğimizle “güvendeyiz”.
Konu sansür olunca yine söyleyecek çok şey oluyor, çenemi kapatıyorum. İştirak Makinesi solda, katılımlarınız için son tarih 5 Temmuz.
